Hürriyet

26 Eylül 2012 Çarşamba

Korkuyu yok etmek artık mümkün

NTV BİLİM

Bilim insanları, zihinde yeni oluşmuş korku gibi duyguları hafızadan silmenin mümkün olduğunu keşfederek, hafıza ve korku araştırmalarında çığır açabilecek bir adım attı. 

İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nden Thomas Ågren tarafından yürütülen araştırmada, yeni oluşan duygusal anıları beyinden silmenin mümkün olduğu ortaya çıktı. Psikolog Ågren’in, meslektaşları profesörler Mats Fredrikson ve Tomas Furmark ile yürüttüğü çalışmada, araştırma konularını şöyle özetledi:
Öğrenilen bilgiler, protein oluşumuyla gerçekleşen pekişme sürecinin yardımıyla uzun süreli belleğe kaydediliyor. İnsanlar öğrendikleri bir şeyi hatırladıklarında, hafızaya kaydedilmiş olan bilgi bir süreliğine istikrarsız hale geliyor, ancak bir başka pekişme süreciyle bilgiler tekrar hafızaya yerleştiriliyor. Başka bir deyişle, insanlar, gerçekte olanı değil, gerçekleştiğini düşündükleri şeyler hakkında akıllarında kalanları hatırlıyor. Dolayısıyla, hatırlama eyleminden sonra tekrar gerçekleşen pekiştirme süreci bozulmasıyla, hatırlanan şeyin içeriğini değiştirmek mümkün olabiliyor.
Science dergisinde yayımlanan araştırmada, gönüllülere normal bir resim gösterdikleri esnada elektrik şoku verildi. Yapılan bu işlemle, gösterilen fotoğraflar, deneklerde duygusal hafızalarına yerleşecek bir korku hissi yarattı. Fotoğraf, hafızaya kaydolan bu korkuyu ortaya çıkarmak için elektrik şoku olmadan tekrar gösterildi. Deney grubuna, resim üst üste gösterilerek pekişme sürecinin tekrarlanmaması sağlanırken, kontrol grubuna ise resim uzun aralıklarla gösterilip yeniden pekişme sürecinin gerçekleşmesine izin verildi.

DENEY GRUBUNDA KORKU ORTADAN KAYBOLDU Deney grubunda, pekişme sürecinin tekrarlanmasına izin verilmeyerek, resimle bağdaştırmış oldukları korku yok edildi. Diğer bir ifadeyle, resim hatırlanmasına rağmen, korku uyandırmaya devam etmedi.
Bunun yanısıra, yapılan manyetik rezonans görüntülemede (MR tarama), beynin duygusal hafızayı kontrol eden kısmı olan amigdala tarandı ve korkunun tamamen ortadan kaybolmuş olduğu görüldü.
Ågren, “Bu araştırmadan alınan sonuçlar, hafıza ve korku üzerine yapılan araştırmalarda bir dönüm noktası olabilir. Bulgular, en nihayetinde, aksiyete sorunları, travma sonrası stres bozukluğu ve panik atak gibi problemlere sahip milyonlarca insan için gelişmiş tedavi teknikleri üretilmesini sağlayabilir” açıklamasını yaptı. 

NTV BILIM HABERLERINDEN ALINMISTIR.


16 Ağustos 2012 Perşembe

GIDA GUVENLIGI DERNEGININ MSG İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI

MSG adında bir yiyecek katkı maddesine Aman Dikkat!
Aldatıcı e-posta
MONO SODYUM GLUTAMAT

Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel
olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı fark etmiyor. Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor. O yüzden gıda üreticilerinin bir çoğu MSG'yi karlı olduğu için kullanıyorlar.

MSG ZARARLI MI ?
Buna okuduktan sonra siz karar verin.

Bu madde Nörotoksin.
Sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir sistemi tahribatı ve
buna bağlı olarak ALZHEİMER, PARKİNSON, HUNTİNGTON hastalıkları, SARA (Epilepsi) Retinal dejenerasyon (Göz retina tabakası hasarı) yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite. Büyüme hormonu baskılanması.
Pankreas hasarı, insülinde artış, ve buna bağlı diyabet. Böbrek ve karaciğerde ciddi hasarlar.

Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor, anne karnındaki
bebek de aynı tahribatlara maruz kalıyor. Özellikle çocuklarımızın hatta büyüklerin de çok severek yediği CİPS'lerde çok kullanılmakta.
Hazır köfte harçları, Et suyu tabletleri, Hazır çorbalar, DONDURMALAR,
renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe var. Şimdi diyeceksiniz ki,
Madem bunca zararı var, neden kullanıyorlar? Küreselleşen dünyada, ticaret de küreselleşti. Küresel ticaret devleri insaf, merhamet gibi duygularla asla çalışmaz. Onların amacı çok kar etmek,çok daha büyümektir.
Bu mamuller, al benisi olan renklerde ve janjanlı ambalajlarda sunulur. Televizyon, gazete ve duvar reklamlarında onlara sıkça rastlarsınız. Sadece maddesel tadıyla değil, görsel yollar ile de beyinlerimize kazınır adeta. Basit bir hesap yaparsak, ucuz zannedilen bu ürünleri çok pahalıya tükettiğimizi görürüz.

Mesela Cips. Semt pazarlarında 3 kg. patatesi 1 ytl.ye alabilirsiniz. Oysa ki 50 gram CİPS 1 liradır. Yani 1 kg. Cipsi, 20 ytl.den tükettiğimizin farkında
bile değiliz. Olumsuz etkileri de cabası. Ya bu mamulleri üretenler !....
Kendi ürettiklerini asla yemezler, içmezler. Onların gıdaları organik
ve doğaldır.

Son zamanlarda organik tarım yapan çok güçlü özel şirketler türedi,
burada itina ile yetiştirilen ürünleri semt pazarlarında göreniniz var mı?
Ben henüz rastlamadım.

Gelelim genel sağlık boyutuna;
Son 25 yıla dikkatle göz atacak olursak, çocuk yaşta diyaliz cihazına
bağlı yaşamaya mahkûm edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında buluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12'sineçıkması ve benzerleri. Ve sizlerinde aklınıza gelebilen yeni hastalıklar. Hastalıkları üretenler, ilaçlarını da ihmal etmediler. Bu da
madalyonun diğer karlı yüzüdür. Karbondioksitli meşrubatlardan, sakıncalı hazır gıdalara varana kadar bir çok yerde çeşitli uyarılar yazıldı, çizildi.

Durumun ciddiyetini anlayabilenimiz var mı?
Bu sorunun cevabı, tüketim miktarıdır.
Şimdiki eğitim sistemimiz endüstri, tarım, genel kültür alanında
yetersiz kaldığından, yeni nesiller tehlikenin farkında değildirler...
Doğrusu
Mono Sodyum GlutamatL-Glutamik asit ve amonyum, kalsiyum, monosodyum ve potasyum tuzları, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) bağlı Gıda Katkı Maddeleri Ortak Uzmanlar Komitesi (JECFA) tarafından 1988 yılında değerlendirilmiştir. Komisyon, bu değerlendirme sonucunda özellikle bağırsak ve karaciğer dikkate alınarak yapılan analiz sonuçlarında olumsuz artışlar meydana geldiğini fakat bu durumun ancak aşırı yüksek miktarların (30 mg/kg vücut ağırlığı) uygulanması sonucu ortaya çıktığını belirtmiştir. Monosodyum glutamat (MSG) alımı sonucunda glutamatın plasenta zarını geçmediği görülmüştür. Bebeklerin glutamatı yetişkinler gibi metabolize ettiği tespit edilmiştir.
Geleneksel toksisite çalışmaları MSG'nin çeşitli gıdalarla alımının herhangi spesifik toksik veya kanserojenik bir etkisinin olmadığını ve üreme ve teratoloji çalışmalarında herhangi olumsuz bir sonuca sebep olmadığını göstermiştir. İnsanlarla yapılan çalışmalarda MSG'nin "Çin Restaurantı Sendromu" veya diğer bazı özel rahatsızlıklarla doğrudan bir ilişkisinin saptanamaması nedeniyle JECFA tarafından glutamik asit ve tuzları için "Günlük kabul edilebilir düzey (ADI) belirlenmemiştir" ibaresinin konmasına karar verilmiştir. Bebekler için de ilave olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.
1991 yılında Avrupa Birliği'nin Bilimsel Gıda Komitesi (SCF) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda da benzer veriler elde edilmiştir. Amerikan Deneysel Biyoloji Derneği (FASEB) ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından 1996 yılında yapılan değerlendirmelerde ise MSG'ye karşı hassas olan bir grubun (örn. astımlı hastaların) olabileceği göz ardı edilmeksizin JECFA ve SCF tarafından yapılan değerlendirmeler desteklenmiştir.
Sonuç olarak, doğrudan bir ilişki tespit edilememekle birlikte MSG'nin bazı hassas gruplarda allerjik reaksiyonlara sebep olabileceği çeşitli çalışmalarda ifade edilmiştir. Bu çalışmalarda, MSG'nin alındığı miktara ve kişinin sağlık özelliklerine bağlı olarak kusma, baş ağrısı, kasılma ve güçsüzlük gibi kısa süreli etkilerin görülebildiği öne sürülmektedir. Diğer taraftan, uzun vadeli klinik çalışmalar ve laboratuvar çalışmaları MSG'nin güvenli bir katkı maddesi olduğunu ortaya koymaktadır. Serbest haldeki glutamatın bazı gıdaların doğal bileşeni olması ve ayrıca katkı maddesi olarak MSG'nin kullanıldığı dozların toplam diyetteki yükü belirgin şekilde arttırmaması da bu fikri desteklemektedir.MSG, Amerika, Avrupa Birliği ve Türk Gıda mevzuatlarına göre kullanımı yasal olan bir gıda katkı maddesidir. Avrupa Birliği mevzuatının gıda katkıları, renklendiriciler ve tatlandırıcılar konusunu düzenleyen 95/2/EC kodlu direktifi, izin verilen limitler içindeki kullanımına yasal güvence sağlar.
En son 22.05.2008 tarihinde güncellenen Türk Gıda Kodeksi "Renklendiriciler ve Tatlandırıcılar Dışındaki Gıda Katkı Maddeleri Tebliği"ne göre tüm gıda maddelerinde glutamik asit veya tuzlarının kullanım limiti 10 g/kg, çeşni maddelerinde ise QS (Belirlenmemiş miktar, Quantum Satis) olarak verilmektedir. Amerika'da ise serbest toplam glutamat miktarı yüksek olan gıdalarda bu değerin etiket üzerinde belirtilmesi ön görülmüştür.Tüm katkı maddeleri için olduğu gibi MSG için de doz kritik olan husustur. Normal koşullarda fayda sağlamak amacıyla gıdaya ilave edilen çeşitli maddeler bazı durumlarda olumsuz etkilere de sebep olabilmektedir. Bu durum genellikle katkı maddesinin fazla veya yanlış kullanımı, üretimin veya depolamanın yanlış bir basamağı sırasında ilavesi veya katkı maddesinin saflığının ya da kalitesinin düşük olması nedenleri ile ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, katkı maddelerinin, ara basamak ürünlerinin ve son ürünün kalite ve güvenilirlik açısından düzgün şekilde kontrollerinin yapıldığı bilinen, Tarım Bakanlığı tarafından onay almış, denetlemelere tabi tutulan ürünlerin tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Ancak bu şekilde, diğer tüm konularda olduğu gibi katkı maddelerinin uygunlamasında da gerekli kontrollerin yapıldığına güvenmek mümkün olacaktır. Aksi takdirde kontrolsüz şekilde tatbik edilen herhangi bir başka madde de sağlık üzerinde olumsuz etkilere sebep olabilecektir. Burada dikkate alınması gereken husus, her hangi bir maddenin güvenliğinden bahsederken bunun çevre koşullarından, beraberinde tüketilen diğer maddelerle olan etkileşiminden, miktarından ve maruz kalma süresinden bağımsız düşünülemeyeceğidir. 
(Kaynaklar: Branen et al., 2001. Food Additives, 2nd Edition, CRC Press; Walker and Lupien, 2000. The Safety Evaluation of Monosodium Glutamate. J. Nutr. 130: 1049–1052.Prescott and Young, 2002. Does information aboutMSG (monosodium glutamate) content influence consumer ratings of soups with and without added MSG? Appetite , 39, 25-33.James, 2003. The Respiratory Tract and Food Hypersensitivity, Blackwell Publishing, NY.Macfarlane, 2002. Integrating the consumer interest in food safety: the role of science and other factors. Food Policy 27, 65–80. Walker, 1999. The Significance of Excursions above the ADI, Case Study: Monosodium Glutamate. Regulatory Toxicology and Pharmacology 30, 119–121)  

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Frame Artist



Yeni keşfettiğim bir apple uygulaması , Resimlerinle oynayıp birleştirip yazılar ekleyip kesip biçim her türlü tasarımı yapabileceğiniz template leri olan güzel bir uygulama , free uygulamada 5 resim kaydetmenize izin veriyor :) 1.99 $ uygulama fiyatı var ama es değer uygulamalara göre çok kolay ve kapsamlı , değer diyorum ben başarılı buldum...

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Bakras Çanta

 https://www.bakras.com.tr/

Bakras sanırım yeni açılan bir site yada ben yeni duydum bilemiyorum. Sektörde eskiler kendi tasarımları çantalarını satıyorlar.

Deli gibi çanta içi düzenleyicisi ararken buldum bu siteyi ve hemen resmini gördüğünüz ürünü aldım :)
Yeni bir site olduğu için vede gurupfoni den ağzı yanmış bir insan olarak  önce telefon ettim sipariş vermek için, telefonlarına hemen cevap verip ilgiyle karşıladılar (Gurupfoni gibi telefonlarına ulaşılamayan bir site degil ) ups ile çalıştıklarını ve kapıda ödeme seçeneği sunduklarını söylediler bende hemen sipariş verdim. Bu konuda çok iyiler  ertesi gün ürün elimde oldu ve beni bir sürprizde bekliyordu J Yanında ekstra bir çanta ve anahtarlıkta hediye göndermişler :) Çok ta bonkörler
Tavsiye edebileceğim sitelerden biri , aldığım çanta düzenleyicide çok kullanışlı çıktı ve ürünleri de kaliteli ...

19 Temmuz 2012 Perşembe

Keramos - Ören



Aslında bunu yazmak istemezdim :) Bu mekanın bana özel kalmasını isterdim ama beni okuyan arkadaşlarımdan saklayamadım...
Burası keramos ören, milasa bağlı küçük bir sahil yerleşimi, denizi pırıl pırıl. Çoğunluk yazlık sahibi insanların gittiği bir yer, tatil amacınız ailecek kafa dinlemek ve denizin tadını çıkarmak ise mükemmel bir seçim olur. Ortam çok sıcak bütün mekan sahipleri size aileden biri ziyarete gelmiş gibi davranıyorlar. Eğer yolunuz düşer yada gitmek isterseniz otantik kafeye mutlaka uğrayın ve dut ağacının altında bir köy kahvaltısi yapın derim.

En çok ta bizim sıpalar denizin keyfini çıkardılar :)


Ben her ne kadar keşfedilmesinden huzursuzluk duysamda yeni yeni butik oteller açılmaya başladı bile, bunlardan Pomalin yemek yemek için harika bir mekan deniz ürünleri nefis...




http://www.clubpomalin.com/indextur.html

Pomalinden sonra  yeni açılan bir mekan daha hotel silvanus

http://www.hotelsilvanus.com/

Ayrıca unutmadan yazayım burada yamaç paraşütü de yapılmakta meraklılarına duyurulur...



6 Temmuz 2012 Cuma

HALİMDEN KONAN ANLAR SERGÜZEŞT-İ KADIKÖY


HALIMDEN KONAN ANLAR

Son zamanlarda dinlediğim iyi guruplardan biri , ben yeni keşfettim ve hemen sizinle paylaşmak istedim, Büyük Ev Ablukada sevenler varsa bunu da beğeneceklerdir.... falan cumhuriyeti ve bizim zamanımız parçalarınıda tavsiye ederim.